Holden okuduğu Agerstown-Pennsylvania'daki okulu Pencey'den atıldı. 65.sayfaya kadar, bu okuldaki bazı arkadaşlarıyla ilişkileri anlatıldı. Şimdi evine dönme zamanı. Ancak okuldan atıldığı belli olmasın diye bayrama kadar bir otelde kalıyor. Bir kız kardeşi var ismi Phoebe, abisi D.B ise yazar ve aileden ayrı olarak Hollywood'da yaşıyor. Holden her iki kardeşini de çok seviyor gibi şu ana dek,anne babası ile ise sorunları var gibi. Şu ana kadar Holden'ı tanımış sayılmam. Kendisini seks düşkünü ve yalancı olarak tanımladı bile. Arkadaşlarıyla ilişkileri ise kaba bana göre. Kültürel farklılığımız olabileceği için onun hakkında tam değerlendirme yapamıyorum. Yurtta son gecesinde bir arkadaşına daktilosunu satmak için gece yarısı onu uyandırıyor, bu yüzden arkadaşının bozulmasına da şaşırıyor üstelik. Dediğim gibi, ben bu olayda arkadaşını haklı bulan bir kültürden geldiğim için Holden'ı doğru değerlendiremiyor olabilirim.
Abisi gibi edebiyata karşı yetenekli olduğu halde Pencey dışında 3okuldan daha başarısızlığı nedeniyle kovulmuş.
Kitap 1945 ve 1946 yıllarında "Gönülçelen" ismiyle seri olarak yayınlanmış. Ben 84 doğumlu biri olarak, Hürriyet gazetesinde Ertuğrul Özkök ve Yonca Tokbaş sayesinde kitapla tanıştım. Yalnız dikkatimi çeken kitabın bu yıl yıldızının tekrar parlaması oldu. En çok satan kitaplarda eseri görebilirsiniz. Bunun nedenini henüz bilmiyorum. Köşe yazıları gerçekten Türkiye'de bu kadar etkili mi?
Kitabı okudukça burada hakkında kısa notlarımı yayınlıyor olacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder