İzleyiciler

8 Eylül 2010 Çarşamba

Bugünkü alışverişim

Bugün kendime resimdeki bardak ile tabağını ve kütüphanemi süsleyecek yandaki kumbarayı aldım :) Fotoğraftaki kırmızı telefon klubesi aslında bir kumbara ve altından açılıyor. Ne kadar hoş değil mi? Kitap dükkanı resimli tabağım ve bardağım da okumalarıma eşlik edecek bundan sonra. Saat 10:30 ve ben kitabıma henüz dönemedim. Önden aldıklarımı blogumda paylaşmak istedim.

Şimdi arkadan Attila İlhan'ın sesinden Pia'yı dinliyorum. Fotoğrafla ilgisi olmasa da aşağıya, benim şu anımı anlattığı için Pia'nın sözlerini yazıyorum. Çook sevdiğim bir şiirdir...

ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia'yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim

ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia'nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutsam pia'nın
ölsem eksizsiz ölürdüm...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder